Textism Nedir? | Sosyal Medya Ortamında Mesajlaşma Eğilimleri
Sosyal Medya Ortamında Mesajlaşma Eğilimleri
İnsanlık tarihinin başından beri değişmeyen en önemli şeylerden biri iletişimdir. Kişinin kendini ifade edebilmesi, anlaşılmayı sağlaması ve anlaması iletişim ile mümkündür. Aynı zamanda insanların rahat ve huzur içinde yaşamaları için birbirleri ile yardımlaşmaları ve etkileşim içinde olmaları gerekmektedir. Buda ancak iletişim ile sağlanabilir. Teknolojinin gelişmesi ve internet kullanımının yaygınlaşmaya başlaması ile sözlü iletişim kadar yazılı iletişim de ön plana çıkmıştır. Önceleri mektuplar, dergiler, gazeteler ile gerçekleştirilen yazılı iletişim; bilgisayar, tablet ve telefon gibi aletlerin icadı ile sözlü iletişim kadar rahat gerçekleşebilir hale gelmiştir. Özellikle akıllı telefonların icadına paralel olarak gelişen mesajlaşma uygulamaları kişilerin anlık olarak birbirlerine mesaj göndermelerine olanak sağlamaktadır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin
2013 yılında yaptığı açıklamaya göre Dünya’da
cep telefonuna sahip insan sayısı 6.8 milyara
ulaşmıştır. Yine Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı’nın 2017 yılında yaptığı araştırmaya
göre Türkiye’de akıllı telefon kullanımı yüzde
84’e ulaşmış durumda. İletişim araçlarından
biri olan telefonun bu kadar yaygınlaşmış
olması insanlar arasında gerçekleşen yazılı
iletişimi yani mesajlaşmayı büyük oranda
arttırmıştır. Facebook F8 2016 Geliştirici
Konferansı’nda konuşan Facebook CEO’su Mark
Zuckerberg, sadece WhatsApp ve Messenger
aracılığıyla gönderilen günlük mesajların 60
milyar adete ulaştığı bilgisini verdi.
Teknolojinin çok hızlı bir biçimde
gelişmesi ve bu gelişimin genellikle yabancı
ülkeler tarafından gerçekleştirilmesi
sonucunda kültür ve diller üzerinde ciddî
daralmalar ve hatta yok olmalar meydana
getirmiştir. UNESCO’nun günümüzde yeryüzünde
konuşulan diller konusunda yaptırdığı
araştırmaların sonuçlarına göre, konuşulan
ortalama 6.000 dilin yarısından fazlası ölümle
yüz yüzedir. Her 14 günde bir, bir dil
yeryüzünden silinmektedir (Tosun, 2005:145).
İnternetin sahip olduğu özelliklerden ortaya
çıkan yeni iletişim sembolleri, kullanım
kalıpları, jargonlar ve iletişim kodları
dillerin yapısını ve işleyişini derinden
etkilemektedir (Çakır ve Topçu,
2005:95).Teknolojinin hızlı gelişmesi ile
gençler arasında mesajlaşma yaygınlaşmış buna
bağlı olarak da dilin yozlaşması
başlamıştır.Bir başka deyişle Textism
doğmuştur.
"Selam” kelimesi yerine kullanılan “slm” gibi kısaltmalar, “Beğenmek” kelimesi yerine kullanılan “Likelamak” gibi jargonlar, ağlamayı ifade eden “ :’( ” emotikonu ve simgeleştirilmiş hali olan “😭” emojisi yazı dilindeki bu değişime (Textism) örnek verilebilir.Türkçe terimler yerine kullanılan yabancı terimler konuşma dilinde de hızla yerini almaktadır. Bazen hızlı yazmak adına harflerin eksik yazımı (örneğin; “geliyorum” yerine “geliyom”) ile oluşturulan kelimeler veya kelimede vurgu yapıldığını göstermek amacıyla harflerin tekrarlanışı (örneğin; “ne oluyor?” yerine “neee oluyooo”) ile oluşturulan kelimeler günlük konuşmada da kendini göstermektedir. Benzer şekilde zamandan tasarruf etmek adına yapılan kısaltmalar (örneğin; “Aleykümselam” yerine “as”) mesajlaşma dışı yazışmalarda da kullanılmaya başlanmıştır. Bazı dillerdeki karakterlerin mesajlaşmalarda kullanılamaması diğer dillerdeki harflerin Türkçe ’deki harflerin yerini almasına neden olmuştur(“v” harfi yerine “w” gibi veya Fransızcadaki “é,à ê” harfleri gibi ).
Bu gibi sebeplerden dolayı Türkçe’nin kullanımı değişikliğe uğramış ve bu değişiklikler normalleşmeye başlamıştır. Aslında sohbet ederken her an kullandığımız kelimeler fakat artık doğru mu yanlış mı farkına varamıyoruz. Aksüt, dilde yapılan bu değişiklikleri yeni bir dil olarak tanımlamış, bu dili “Sanalca” olarak adlandırmış ve bu dilin sözlüğünü oluşturmuştur. Benzer olarak Türk Dil Kurumu bu dil için “söyleşi dili” terimini kullanmıştır.
“Ulusal duygu ile dil arasındaki bağ çok güçlüdür. Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, bilinçle işlensin…”ATATÜRK, 2 Eylül 1932
Bu yazıyı ve yukarıdaki sözü okuduktan sonra umarım artık daha bilinçli olabiliriz.